BİR KİTAP BİR ÇOCUK BİR ÇOCUK BİN UMUT

          Üniversitelerimiz her yıl ön lisans, lisans ve lisansüstü olmak üzere milyonlarca öğrenci mezun veriyor ve öğrenciler büyük bir heyecanla başladıkları üniversite eğitimi süresinin sonunda hak ettikleri diplomaları alarak yaşam kulvarında eğitimli bireyler olarak koşmaya başlıyorlar.  Birey sosyal hayatına devam ederken hayatının belirli bir yılını üniversitedeki yükseköğretime harcarken ne gibi kazanımlar elde ediyor? Yükseköğretim nasıl…

BİR SEÇMEN OLARAK SİYASETÇİLERDEN TALEPLERİM!!!

Seçim arabalarından bangır bangır açtığınız seçim şarkılarını günde 50 kez dinleterek kafamızı şişirmeyin. Bırakında evimizde bari rahat edelim. Seçim afişlerinizle, broşürlerinizle sokakları veya kamusal alanları hem çevresel açıdan hem de görüntü açısından kirletmeyin. Zaten belediyeler zorunlu ihtiyaçları zor karşılıyor bir de sizin çöplerinizle uğraşmasınlar. Görüntü kirliliği istemiyoruz. Dini siyasete alet ederek kirletip, milleti dinden soğutmayın….

OTOMAT YAŞAMIMIZ…

                 Günlük hayat içinde o kadar kaybolmuşuz ki kafamızı kaldırıp da şöyle bir etrafımıza bakamıyoruz. Hırslarımız, yapmamız gereken işlerimiz, kariyer hedeflerimiz, bizi hoşnut eden alışkanlıklarımız, hep “ben” etrafında dönen yaşam döngümüz. Artık hepimiz aynı otomat insanlar olma yönünde ilerliyoruz. Aynı düşünüp, aynı giyinen, aynı telefonları kullanan, aynı kafe-restoranda…

Güleriz Ağlanacak Halimize

      Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS) yapılmasının ardından adaylardan bir tanesi sosyal medyada soru kitapçığının tamamını yayınladı. ÖSYM açıklama yapıyor; “adli süreç başlatılacaktır” diye. Peki, soruyorum; Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın “soruların tamamı açıklasın” kararına rağmen soruların sadece %20 sini açıklayarak mahkeme kararını hiçe sayan kendisine de soruşturma açacak mı? Sınav aynı zamanda öğrencilerin hatalarını…

YENİ PKK-ESKİ PKK ve DURUMSALLIK YAKLAŞIMI

     Durumsallık yaklaşımı işletme yönetiminde önemli teorilerden bir tanesidir. Kısaca açıklayacak olursak Durumsallık yaklaşımı yönetimde, her duruma uyan evrensel ilkeler olduğu görüşünü reddetmektedir.  Her durumun kendine özgü bir yönetim tarzı olduğunu savunmaktadır.  Bu teori, içinde bulunulan durumun özelliklerini anlamaya ve bu duruma uyan bir davranış tarzı  eliştirmeyi amaçlamaktadır. Yönetim biçimini belirleyen etkenleri dışsal ve içsel…

HİNDİSTAN (MİSTİK DÜŞÜNCELER ÜLKESİ)

   Doktora dersinde ödev olarak aldığım “Hindistan’da Yönetim Geleneği” isimli çalışma sayesinde Hindistan hakkında biraz okuma yapma olanağı sağladım. Gerçekten çok ilginç bir ülke. Ülkemizde aslında Hindistan ile ilgili fazla bir çalışma yok. Genellikle Hindistan denildiğinde Kurtuluş Savaşına yapılan yardım ve İş Bankası’nın kurulmasındaki katkılarından bahsedilmektedir. Türk milleti olarak pek ilgimizi çeken ülkelerden birisi olmamıştır.

Her Şeyi Ben Bilirim !!!

                    Demokratikleşme adı altında bir çözüm süreci başlatıldı. Slogan ise analar ağlamasın. Evet içinde azıcık bir insanlık onuru taşıyan hiç bir kimse anaların ağlamasını istemez. Bu zamana kadar hem gözyaşlarımız hemde kanlarımız sel oldu aktı terör yüzünden. Maddi kayıpları hiç hesaba katmıyoruz bile. Herkes bir an…

Komedi mi? Dram mı? Çözemedim…

Son zamanlarda ülke gündemini işgal eden konulara baktığımızda bir komedi filminin mi senaryosu yazılıyor? yoksa bir dram filminin mi? ben karar veremedim. Türkiye üzerinden Kobaniye geçen peşmerge birlikleri sanki Rambo misali ülke kurtarmaya gidiyor.

CHP ve KILIÇDAROĞLU 2

CHP ve KILIÇDAROĞLU 2           Bir önceki yazıda Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye neler kattığı hakkında kısa bir analiz yapmıştım. Muhafazakâr tabana karşı daha çok ılımlı ve anlayışlı olunmaya çalışıldığını ve bu sebeple İslam İşbirliği Teşkilatı’nda Genel Sekreterlik yapmış birini Cumhurbaşkanı olarak aday gösterildiğinden bahsetmiştim. Aradan geçen sürede savunduğum düşünceyi destekler nitelikte birçok gelişme oldu. Özellikle…

CHP ve KILIÇDAROĞLU

           Partilerin kurumsal kimlikleri parti başkanlarına göre şekillenmektedir. Deniz Baykal’dan sonra partinin başına Kılıçdaroğlu’nun geçmesiyle birlikte partinin kimliğinde birçok şey değişti. Muhafazakâr tabana karşı daha çok ılımlı ve anlayışlı olundu. Yobaz ve eğitilmesi gereken kişiler olmaktan çok, görüşlerine veya yaşam tarzlarına saygı duyulması gerekilen kişiler olarak görülmeye başlandı. Afiş ve billboardlarda…

Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Türkiye bu gidişle hiç bir zaman gelişmiş bir ülke olamayacak. Çünkü irademizi temsil edecek kişiler seçim dönemlerinde hiç bir zaman yapacağı hizmetlerden, planlardan ve programlardan bahsetmediler. Seçim mitingleri tamamen polemikle geçirerek tabanlarını birbirine karşı hırslandırıp benim partim benim adayım kazanacak yarışına sokmak.

Gezi Parkının Bize Düşündürdükleri

Gezi Parkı ile başlayan eylemleri tek boyutla düşünemeyiz. Olay sadece oradaki ağaçların kesilmesi ve halkında buna tepki göstermesi değildir. Bu bir patlama noktasıdır. Bu sınırların aşılmasıdır. 1 Mayısta işçilerin Taksim Meydanına sokulmaması, PKK ile barış süreci, Reyhanlı olayları, diğer görüş açısından AKP’nin yükselişi bu tepkiye hız kazandıran faktörlerdir. Normal başlayan tepkilerin ardından işin darbe çığırtkanlığına…